Markalar için “Web sitesi mi, sosyal medya mı daha önemli?” sorusu aslında yanlış sorudan başlar. Doğru soru şudur: Hedefiniz ne, sektörünüz ne ve satış modeliniz nasıl çalışıyor?
Çünkü web sitesi ve sosyal medya birbiriyle yarışan değil, farklı rolleri olan iki ayrı kanaldır. Biri markanın sahip olduğu dijital varlıktır, diğeri ise erişim ve görünürlük sağlayan dağıtım alanı.
Bu yazıda;
- Web sitesi ve sosyal medyanın gerçek işlevlerini,
- Hangi durumda hangisinin öncelik kazanması gerektiğini,
- Ve markanız için doğru kararı vermenizi sağlayacak pratik bir karar matrisini net örneklerle ele alıyoruz.
“Ya o ya bu” ikileminden çıkıp, birlikte nasıl çalışmaları gerektiğini görmek için devam edelim.
Kısa Cevap: “Web Sitesi Sahip Olduğunuz Varlık, Sosyal Medya Kiraladığınız Alan”
Bu konudaki en sade ama en doğru özet şudur:
Web sitesi size aittir, sosyal medya ise size ait değildir.
Sosyal medya güçlüdür ama geçicidir. Web sitesi ise yavaştır ama kalıcıdır.
Asıl fark, kontrolün kimde olduğu ve değerin nerede biriktiği noktasında ortaya çıkar.
Web sitesi (owned media) ne sağlar?
Web sitesi, markanın dijital dünyadaki merkez üssüdür.
Tüm trafik, içerik ve kampanyaların sonunda yönlendirilmesi gereken yer burasıdır.
Web sitesinin sağladıkları:
- Tam kontrol: İçerik, tasarım, teklif, CTA ve kullanıcı yolculuğu tamamen sizdedir
- Veri sahipliği: Ziyaretçi davranışları, dönüşümler, CRM ve ölçümleme sizin sisteminizde kalır
- Dönüşüm odaklı yapı: Form, randevu, teklif, satış gibi net aksiyonlar alınabilir
- Güven inşası: Referanslar, vaka çalışmaları, sertifikalar ve detaylı anlatım alanı
- SEO ile sürdürülebilir talep: Reklam kapansa bile çalışmaya devam eden organik trafik
Kısacası web sitesi, markanın dijital hafızası ve satış motorudur.
Sosyal medya (rented media) ne sağlar?
Sosyal medya, markanın mikrofonudur.
Hızlı konuşur, hızlı yayılır ama kalıcı değildir.
Sosyal medyanın güçlü olduğu alanlar:
- Hızlı erişim: Kısa sürede çok sayıda kişiye ulaşma
- Topluluk ve etkileşim: Yorumlar, DM’ler, paylaşımlar üzerinden bağ kurma
- Marka algısı: Ton, duruş, görsel dil ve hikâye anlatımı
- İçerik dağıtımı: Blog, kampanya, landing sayfalarına trafik taşıma
Ancak unutulmaması gereken nokta şudur:
Algoritma değişir, erişim düşer, hesap kapanabilir. Yani bu alan kiralıktır.
Bu iki kanalın genel çerçevesi ve birlikte nasıl konumlandırılması gerektiği, dijital pazarlama ajansı yaklaşımının da temelini oluşturur.
Web Sitesi Ne Zaman Daha Kritik?
Bazı iş modellerinde web sitesi “olsa iyi olur” değil, olmazsa olmazdır.
Satış / dönüşüm odaklı markalar
Eğer hedefiniz:
- Lead toplamak
- Randevu almak
- Teklif sunmak
- Online satış yapmaksa
web sitesi ana kanaldır.
Sosyal medya burada sadece destekleyici trafik kaynağıdır.
Asıl karar web sitesinde verilir, asıl dönüşüm orada olur.
Bu noktada dönüşüm odaklı site kurgusu, bir web tasarım ajansı yaklaşımıyla ele alınmalıdır.
Güven ve karar süresi uzun olan sektörler
Karar süresinin uzun olduğu alanlarda kullanıcı “bir post gördüm, satın aldım” demez.
Özellikle:
- B2B hizmetler
- Yüksek fiyatlı servisler
- Sağlık
- Eğitim
- Danışmanlık
kullanıcı detay ister, karşılaştırır, referans arar.
Bu güven katmanını:
- Sosyal medya değil
- İyi kurgulanmış bir web sitesi sağlar.
SEO ile kalıcı büyüme isteyen markalar
“Her ay reklam vermeden de talep gelsin” diyorsanız, web sitesi şarttır.
Etkili bir SEO yapısı:
- Soru bazlı içerikler (blog, rehber, açıklayıcı sayfalar)
- Hizmet sayfaları (net teklif + CTA)
- Lokal SEO (özellikle hizmet işletmeleri için)
üzerine kurulur.
Bu sistem:
- SEO ajansı desteğiyle kalıcı büyümeye,
- İçerik pazarlama ajansı yaklaşımıyla ölçeklenebilir talebe dönüşür.
Sosyal Medya Ne Zaman Daha Kritik?
Bazı durumlarda ise oyunu başlatan kanal sosyal medyadır.
Keşif ve marka görünürlüğü ağırlıklı markalar
Eğer marka:
- Yeni kurulmuşsa
- Yeni bir ürün çıkarıyorsa
- Yeni bir pazara giriyorsa
kullanıcının sizi “keşfetmesi” gerekir.
Düşük karar bariyerine sahip ürün ve hizmetlerde sosyal medya, ilk temas noktasıdır.
Topluluk / iletişim üzerinden büyüyen iş modelleri
Şu modellerde sosyal medya daha baskındır:
- Kişisel markalar
- Influencer destekli satış yapıları
- Topluluk temelli markalar
Burada ilişki, içerik ve etkileşim satıştan önce gelir.
Sosyal medya bir “kanal” değil, iş modelinin parçasıdır.
Bu yapı genellikle profesyonel sosyal medya ajansı yönetimiyle sürdürülebilir hale gelir.
Hızlı kampanya ve talep toplama ihtiyacı
Zaman kısıtlıysa:
- Lansman
- İndirim
- Etkinlik duyurusu
- Kısa vadeli hedefler
için sosyal medya ve reklam en hızlı yoldur.
Ancak burada kritik detay şudur:
Trafik mutlaka bir landing sayfasına ya da web sitesine akmalıdır.
Bu tür kısa vadeli performans ihtiyaçları, genellikle dijital reklam ajansı kurgusuyla yönetilir.
En Büyük Yanılgı: “Ya O Ya Bu” Değil, “Birlikte Çalışmalı”
Birçok marka hala web sitesi ile sosyal medyayı alternatif olarak görüyor.
Oysa doğru kurgu, bu iki kanalı karşı karşıya değil aynı sistemin parçaları olarak ele almaktır.

Doğru model: Sosyal medya – trafik/ilgi – web sitesi – dönüşüm
En sağlıklı dijital pazarlama yapısı funnel mantığıyla çalışır:
- Sosyal medya: Üst ve orta funnel
(keşif, ilgi, etkileşim, hatırlatma) - Web sitesi: Alt funnel
(ikna, güven, teklif, dönüşüm)
Sosyal medya insanları getirir, web sitesi karar aldırır.
Bu iki rol yer değiştirdiğinde sistem verimsizleşir.
Sosyal medya web sitesinin yerine geçemez çünkü…
Sosyal medya ne kadar güçlü olursa olsun, kontrol sizde değildir:
- Algoritmalar değişir, erişimler düşer
- Bugün çalışan format yarın etkisizleşebilir
- Hesap askıya alınabilir veya kapanabilir
- Ziyaretçi ve müşteri verisi size ait değildir
Bu nedenle sosyal medya, tek başına satış ve büyüme altyapısı olamaz.
Web sitesi sosyal medyanın yerine geçemez çünkü…
Web sitesi ise doğası gereği dağıtım kanalı değildir:
- İçerik kendi kendine yayılmaz
- Keşif ve görünürlük sınırlıdır
- Yeni kitlelere ulaşmak zaman alır
Bu yüzden web sitesi, sosyal medya olmadan yavaş büyür.
Dağıtım ve dikkat için sosyal kanallara ihtiyaç duyar.
Web Sitesi vs Sosyal Medya Karar Matrisi
Aşağıdaki hızlı test, hangi kanalın öncelik alması gerektiğini netleştirir.
6 soruluk hızlı karar testi
- Önceliğiniz satış mı, yoksa görünürlük mü?
- Müşteri karar süresi kısa mı, uzun mu?
- Hedefiniz yerel müşteri mi (lokal SEO), yoksa ulusal/uluslararası mı?
- Teklifiniz net mi? (paket, fiyat, güçlü CTA)
- Düzenli içerik üretecek kaynak var mı?
- Ölçümleme ve CRM altyapısı hazır mı?
Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, kanal önceliğini zaten işaret eder.
Sonuç yorumlama
Satış + uzun karar süresi + güven ihtiyacı: Web sitesi öncelikli
Keşif + hızlı kampanya + kısa vadeli hedef: Sosyal medya öncelikli
(Ama mutlaka web üzerinde bir dönüşüm sayfası ile desteklenmeli)
Özetle:
Öncelik değişebilir, ama web sitesiz bir kurgu sürdürülebilir değildir.
Hedefe Göre En Doğru Kurgu (Senaryolar)
Her iş modelinde ideal denge farklıdır. Aşağıda en yaygın üç senaryo yer alıyor.
Senaryo 1: Hizmet işletmesi (randevu / teklif)
Web sitesi:
- Landing sayfası
- Referanslar ve sosyal kanıt
- Form, arama butonu veya WhatsApp
Sosyal medya:
- Güven oluşturan içerikler
- Önce/sonra, örnek işler
- Web’e net yönlendirme
Amaç: Güveni sosyalde oluştur, dönüşümü web’de al.
Senaryo 2: E-ticaret
Web sitesi:
- Ürün sayfası optimizasyonu
- İade, kargo, teslimat süreçlerinin netliği
- Sepet ve ödeme akışının sade olması
Sosyal medya:
- UGC (kullanıcı içerikleri)
- Influencer iş birlikleri
- Kısa videolar ve remarketing
Amaç: Sosyalde talep yarat, web’de satışı kapat.
Senaryo 3: B2B marka (lead / pipeline)
Web sitesi:
- Vaka çalışmaları
- Whitepaper, rehber, demo
- Teklif ve iletişim formları
Sosyal medya:
- Thought leadership içerikleri
- Etkinlik ve webinar duyuruları
- Remarketing
Amaç: Uzun vadeli güven + nitelikli lead üretimi.
Ölçümleme: Hangi Kanal Gerçekten İşe Yarıyor?
“Hangisi daha iyi?” sorusunun tek gerçek cevabı veridir.
Minimum kurulum
En temel ölçüm altyapısı şunları içermelidir:
- GA4 kurulumu
- Dönüşüm event’leri (form, arama, WhatsApp, satın alma)
- UTM standardı (hangi trafik nereden geliyor net olsun)
Bunlar olmadan yapılan her yorum, tahmindir.
KPI örnekleri
Web sitesi için:
- Dönüşüm oranı
- Lead kalitesi
- Sayfa bazlı performans
- Trafik: dönüşüm oranı
Sosyal medya için:
- Web’e yönlendirme trafiği
- Tıklama ve kayıt/lead sayısı
- Remarketing katkısı
Bu KPI’ların doğru okunması ve anlamlı raporlanması, genellikle growth marketing & insight yaklaşımıyla ele alınır.
En Sık Yapılan 7 Hata
Bu konuda markaların yaptığı hatalar genelde kanaldan değil, yanlış beklentiden kaynaklanır.
- Sosyal medyadan doğrudan satış bekleyip web sitesini boş bırakmak
İlgi var ama dönüşüm yoksa sorun kanal değil, altyapıdır. - Web sitesini sadece “kurumsal broşür” gibi kullanmak
Teklif yok, CTA yok, yönlendirme yok: dönüşüm de yok. - Teklif ve CTA belirsizliği
“Bize ulaşın” demek çoğu zaman yeterli değildir.
Kullanıcı ne alacağını net görmelidir. - Ölçümleme olmadan bütçe harcamak
Hangi kanal çalışıyor bilinmeden yapılan harcama, kör ilerlemektir. - İçerik tutarsızlığı (marka dili ve mesaj)
Sosyalde söylenenle web’de anlatılan farklıysa güven kaybolur. - Sadece takipçi sayısına odaklanmak
Takipçi artışı ≠ iş sonucu.
Trafik, lead ve satışa etkisi ölçülmelidir. - Tek kanala bağımlı kalmak
Tüm sistemi sosyal medyaya veya sadece web’e bağlamak, riski artırır
Sonuç: Asıl Soru “Hangisi Daha Önemli?” Değil, “Nasıl Birlikte Çalışmalı?”
Web sitesi mi, sosyal medya mı daha önemli sorusu tek başına anlamlı değil.
Asıl fark yaratan; hedefe, sektöre ve satış modeline göre doğru önceliklendirme ve birlikte çalışma kurgusudur.
- Sosyal medya, markayı görünür kılar
- Web sitesi, o ilgiyi iş sonucuna dönüştürür
Biri olmadan diğeri eksik kalır.
Sosyal medya olmadan büyüme yavaşlar, web sitesi olmadan dönüşüm boşa gider.
Kazanan markalar;
kanallar arasında seçim yapanlar değil,
kanalları aynı sistemin parçası haline getirenlerdir.